Ben evime geldim.
kalktığımda sen yoktun, öğlen olmuştu. Evde olmayışına sevindim geç kalmamış olduğun için.
Kahvaltı yapıp gideyim dedim. Biraz peynirin üzerine üç yumurta kırdım. Dünden kalan çayı ısıttım. İşler güçler son bölümü açtım ve kahvaltı yaptım.
Sonra bulaşıkları yıkamayı düşündüm. çoğu ben gelmeden kirlenmiş belki on bardak, iki tabak, biraz çatal, biraz çay kaşığı vardı. Sonra yıkadım hepsini.
Yıkarken bir tane bardak düştü elimden kırıldı. Aslında tam da kırılmadı, çatladı. Atsam mı diye düşündüm, kırılmamış ki çatlamış çünkü.
Çatlamış bir bardak atılır mı? sordum kendime. kişiden kişiye değişir dedim. peki çöpe atılmış bardak çöpten alınır mı? Alınmaz dedim buna da.
O halde geri dönüşsüz bir karar vermeden önce geri dönüşlü bir noktada bırakayım dedim mevzuyu. çatlamış bardağı tezgahın üzerine bıraktım. En doğru kararı bardağın sahibi versin dedim.
Sonra bardağın sahibini düşündüm ve bardakla arasındaki ilişkinin boyutunu.
Bardak sıradan bir çay bardağı gibi duruyordu. Sonra o bardağın neden sıradan olamayabileceği üzerine düşündüm. Büyük çay bardağı olması onu sıradanlıktan çıkarabilir mi?
dolaba da baktım toplam üç tane varmış o bardaktan. Tek olmaması ve muhtemelen üç tanesinin daha kırılmış olması ve aynısından iki tane daha sağlam olması ve üzerinde herhangi bir desen olmaması sıradan yaptı bardağı benim için. rahatladım o zaman.
Peki ya bardağın sahibi ne düşünür? İki tane arkadaşı gelip de üç kişilik çay demleyince üçümüz de benzer bardakta çay içeriz diye düşünmüş müdür bu bardaklar hakkında? Şimdi iki tane kaldı ya, planları aksar mı?
ama ben bulaşıkları yıkadım ve yıkarken oldu ya bu olay. sırf bu yüzden iyi niyetli düşünür mü?
Yoksa «yıkamasaydın keşke, ne var ki zaten ben yıkardım, kırılmamış olurdu bardak, hem kırdın bari çöpe atsaydın» diye yüzüme söylemediği sitemleri olur mu?
«Bardağı kırdı, suçunu kapatmak için bulaşık yıkamış» diye düşünür mü ki?
«Altı üstü bir bardak birader» deme hakkım var değil mi savunmada? Hatta daha ileri gidip «kaç para bu bardak, alır gelirim bir koli» de diyebilirim.
Ama ayıp olmaz mı? Bir insanın hayatında bir şey değişti artık. Ben değiştirdim. Eskisi gibi olmayacak daha...
parmak ucunuza iki tane iğne farklı noktalardan batsa ikisinin farklı yerlerde olduğunu farkedebilirsiniz.. ama sırtınıza 10 santim arayla iki parmak dokunsa onu muhtemelen tek dokunuş gibi hissedersiniz. işte bunun adı iki nokta diskriminasyonudur. evde deneyebilirsiniz ama sırt için yardıma ihtiyacınız olabilir. kolay gelsin..
ne aramıştınız?
ev arkadaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev arkadaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Nisan 2013 Cuma
bir şey deniyorum: deneme 1
Etiketler:
bardak,
bardak kırma,
bulaşık yıkama,
ev arkadaşı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)